Ay Ecesi Tiyatro Oyununa Gidin!

Ay

16 Ekim 2012 tarihinde prömiyeri yapılan Ay Ecesi oyununa 19 Ekim tarihinde, oyun henüz taze iken gitme fırsatı bulduk. "Asırlardık anlatılagelen Ferhat ile Şirin hikayesinin, aslında bizim bildiğimiz şekilde yaşanmış olmayabileceğini" seyircisine aktaran ilk bakışta klasik bir tiyato oyunuydu. Ancak ilk perdenin ardından "anlatımın, anlatılan konudan öne çıktığı" harika bir oyun izledik. Salona ilk girdiğinizde sizi sıradışı bir dekor karşılıyor. Yöneten ile yönetileni ayıran bölümleri, yöneteni daha üstte konumlamış bir dekor. Tiyatro diyagonal'ine ters bir bakış açısı sergiliyor. Ancak tıpkı Yavuz Turgul'un sinemayla ilgili söylediği "bir sinema öğrencilerine sinema kurallarını öğretiyoruz, çünkü onlar yıkmaları gereken kuralları bilmeliler" sözündeki gibi, varolandan bir adım öteye bir hikaye anlatırken, farklılık ve kabul edilene karşı duruş, amaçlanan ilk öğe olmuş. Tıpkı anlatılan hikaye gibi... Arzen hükümdarının küçüklüğünün aynadaki suretini oyun boyunca ayakta duran bir oyuncu arkadaşımız canlandırıyor. Hükümdarın içinde bulunduğu ruh durumlarını sureti üzerinde yansıtıyor. Oyunun en sonunda da sureti aslının yerini alıyor. Aslında hepimizin yaşadığı bir sorunsal bu, çoğu zaman hareketlerimizi bizi oluşturan aile, toplum, coğrafya, dünya ve bizim evrenimiz yönetiyor. Bu sebeple biz, hiçbir zaman biz olduğumuz için, olduğumuz gibi hareket edemiyoruz. Bu sebeple bazen aynadaki suretlerimiz bizlerden, hepimizden daha gerçekçi olabiliyor. Oyunun müzikleri apayrı bir hikaye... Sizler de oyunu izlediğinizde anlayacaksınız ve şu soruyu soracaksınız: "Bir oyunda oynayan herkesin mi sesi güzel olur?" Evet, aynen öyle. Oyunun bütün müzikleri, oyunla eş zamanlı olarak, yine oyunun oyuncuları tarafından üretiliyor. İçinde bulunduğumuz/bulunmamız gereken ruh durumunu canlı olarak müthiş sesli oyuncular tarafından kâh "gözünü budaktan, güzeli dudaktan sakınma" gibi neşeli, kâh uzun havayla Mehmene Banu'nun buhranını yansıtıyorlar. Ve siz koltuğunuzda otururken birbirinden yetenekli oyuncular size hem müthiş bir müzik, hem de acaip bir hikaye anlatıyorlar. Ne yalan söyleyim sahnedeki oyuncuların dudaklarıyla yaptıkları melodilere, bir ara kendimi tutamayıp katılasım geldi. Eminim izleyen pek çok kişi de böyle düşünüyordur. Başka bir hikaye anlatılıyor oyunda, "Fehat ile Şirin"in biliğimiz hikayesinin dışında bir hikaye. Önce yadırgıyorsunuz, sonra "acaba" diyorsunuz. Aslına oyunun yazarı Burçak Çöllü'nün de doğruluğunu iddia edemeyeceği bir hikaye. Ama bu farklı hikaye bir şeye dikkatimizi çekiyor: Doğruluğunu hiç sorgulamadan kabullendiğimiz, uğruna bilgisizliğimize rağmen kavga edebileceklerimiz, aslında bizim doğru sandığımız ama aslında yanlış olanlar ya da yanlışlığını kanıksadığımız ama doğru olma ihtimali de olan hikayeler, bizim bildiğimizden farklı gerçekleşmişse? Ya bize ezelden beri hep doğruları yanlış bildiysek? İşte bu soruyu sorabilmenin zor olduğu günüzmüzde, bize bu soruyu sorma cesaretini gösteriyor "Ay Ecesi". Eleştirilerimiz yok mu? Elbetteki var. Seslendirilen olağanüstü ezgilerin, oyunun en vurucu sahnesinde, birden çello ve keman ile bizi etkilemesi değil, öldürmesi bile sağlanabilirdi. Ayrıca oyunun tazeliğindendir muhtemelen ama tempo biraz daha yüksek olsa, etkisi çok daha fazla olur gibi geliyor bize. Bir de anlatılan hikayenin zamanın dil üzerindeki etkisi daha baskın olabilirdi diye düşünmeden edemiyor insan. Çünkü dil, bize o dönemin havasını en fazla veren şey aslında, hatta kostümden bile önemli belkide. Ama bizimkisi en kolayı, dışarıdan bakıp, öyle olabilirdi böyle olabilirdi demek:) Övül-Mustafa Avkıran'ın harika yönetimini, Burçak Çöllü'nün farklılık yaratan hikayesini, Gözde Çığacı'nın büyük performansını görmek için mutlaka bu oyuna gitmelisiniz. "Ne zaman 'Arzen' küçük çocukların bilge adamları öldürdüğü bir yer haline geldi" sözünün aslında sadece Arzen için söylenmediğinin farkına varmak için gitmelisiniz. İzlemeyene işkence etmemek adına oyunu değerlendirirken oyunla ilgili bir ispiyon kaçırmamaya çalıştık. Size düşen sadece 6 TL verip "Ay Ecesi" oyununa gitmek. Bir kokareçin 8 TL, çayın 5 TL, sakızın bile 3 TL olduğu günümüzde sadece 6 TL verip bu oyunu izlemek size çok şey kazandıracak. Ay Ecesi, Üsküdar Tekel Sahnesinde sahnelenmeye devam ediyor. Oyunun biletlerini My Bilet üzerinden buradan satın alabiliriniz. Ekşi Sözlük'te oyunun sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Oyunu izledikten sonra da #ayecesi etiketiyle görüşünüzü cümle alemle paylaşabilirsiniz.