Doğum Fotoğrafçılığında Alev Durmuşoğlu Etkisi

Doğum

Anne adayı ile yeni doğan bebeğin ilk buluşma anı bin yıllardır kutsaldır. Ancak günümüzün teknolojisi ile bu anı yakalayıp ölümsüzleştirme pek hala mümkün. Doğum fotoğrafçıları sayesinde artık bebeğiyle tanışma anını detaylarıyla ölümsüzleştirilebiliyor. Kadın Kadına olarak sosyal medyanın en bilinen doğum fotoğrafçısı Alev Durmuşoğlu ile konuştuk. Bizi kırmayarak içten cevaplar veren Alev Durmuşoğlu, aynı zamanda ilham verici bir "girişimci kadın" örneği sergiliyor. Nicelikten çok niteliğin önemini, samimiyetin insanlar üzerindeki etkisini, destekleyici bir eşe sahip olmanın katkısını anlatan Alev Hanım'dan girişimci adayı kadınlarımızın çıkaracağı önemli dersler olacaktır. Doğum fotoğraflarını çekeceğiniz annelerle doğum öncesi yakınlaşma ve temas kuruyor musunuz? Çünkü sadece doğumda göreceğiniz bir kadının doğum fotoğraflarını çekmek çok zor olurdu herhalde? Anne adayları ile bazen doğum öncesi görüşüyoruz, stüdyoya geliyorlar, bebek, doğum ve fotoğraflar hakkında görüşürüyoruz. Ama bazen de ilk kez doğumun olacağı gün hastanede karşılaştığımız da oluyor. Benim için öncesinde aile ile tanışmak ya da tanışmamak fotoğraf açısından farketmiyor açıkçası. Her iki durumda da profesyonelce fotoğraflarımı çekiyorum.   Doğum fotoğrafçılığında, fotoğrafçının cinsiyeti önemli midir? Üstünkörü bir istatistik vermeniz gerekse şu anda bu alandaki cinsiyet yüzdesi nedir? Bana göre önemli. Kadın naifliği, duygusallığı, empati kurma yeteneği farklı diye düşünüyorum. Az sonra kucağına bebeğini alacak anne adayının heyecanını ya da sancı çekerkenki hislerini en iyi bir kadın anlar diye düşünüyorum. Hislerin de fotoğraflara yansıdığını düşünüyorum. Ayrıca bazen sadece yanında olmak bile çok önemli olabiliyor anne adayları için. Cinsiyet yüzdesini bilemiyorum ama bu alanda çalışan beyler sanırım 1-2 kişiyi geçmiyordur. Sizce doğum fotoğrafçılığı, fotoğrafçılık gözü ya da geçmişi olan herkesin yapabileceği ya da çabuk öğrenebileceği bir meslek midir? Yoksa kendine ait apayrı bir disiplini mivardır? Tecrübe çok önemli. Etik kuralları önemsemek ve bilmek çok önemli. Elbette herkes yapabilir ama herkes tercih edilir mi bu önemli olan. Pozitif olmanız, samimi olmanız, güleryüzlü olmanız gibi gereklilikler olduğunu düşünüyorum ben. Tüm bunların yanında doğumhanede ya da ameliyathanede önem sırasına göre en sondaki işi yaptığınızı unutmamalısınız. Ekibe engel olmamalı, müdahale etmemeli, nerede fotoğraf çekip, nerede duracağınızı iyi ayarlamalısınız. Bir başka disiplini de, keyfi bir şekilde kendinize tatil veremezsiniz. Bugün canım çalışmak istemiyor diyemezsiniz. Çünkü tekrarı olmayan bir işi yapıyorsunuz ve bir aileye söz verdiyseniz, çok büyük bir aksilik olmadıkça orada hazır bulunmanız gerekir. Bugün olmadı, yarın yaparım gibi bir lüks yok. Eline fotoğraf makinası alan herkesin "... Fotoğrafçısı" olarak meydana çıktığı günümüzde bu hizmetleri almak isteyen kişilerin fotoğrafçılarda nasıl özelliklere dikkat etmesi gerekir? Sadece portfolyosuna bakmak yeterli midir örneğin? Portfolyoya bakmak önemli elbette. Ama ben portfolyoya çok da bakıldığını düşünmüyorum. Zaten bakılsa ortalıkta soyismi "Photography" olan binlerce kişi dolaşmazdı :) Portfolyo, tecrübe, varsa referans, tavsiye eden biri varsa onun düşünceleri ve özellikle doğum fotoğrafçılığında pozitif enerji çok önemli. Fotoğrafçıdan iyi bir enerji almışlarsa (telefon konuşması, e-posta mesajları ya da karşılıklı görüşmede anlaşılır bu) çektiği fotoğraflar da ailenin beklentilerini karşılar yöndeyse tamamdır. Ancak ne yazık ki bazen, kaç kare çekildiği, albümün kaç sayfa olduğu, kaç adet fotoğraf baskısı verildiği gibi şeyler etken olabiliyor. Oysa niteliğe bakılmalı, fotoğraflar iyi olmadıktan sonra 800 kare çekilmiş olmasının ve 50 sayfalık bir albüm hazırlanmasının bir önemi kalmaz. Uzun zamandır sosyal medyada yer aldığınızı biliyoruz. Bilinirliğinizin sosyal medya kaynaklı olduğunu düşünürsek, sosyal medyanın girişimcilik alanında kullanımı ile ilgili yorumlar ve trikler verebilir misiniz? Aslında sosyal medyadaki varlığım "Doğum Fotoğrafçısı" kimliğimden bağımsız. Hatta ilk zamanlar kendi paylaşımlarımla ilgili tedirgin olduğum zamanlar da oldu. (Hükümetle ilgili yorumlarım, ara sıra argo kelimeler kullanıyor olmam vs) "Alev" olarak yazdığım şeyler bazen hedef kitlemi rahatsız edebilecek türden olabilir diye endişelendim. Ancak bir süre sonra kendim olmaktan vazgeçmemin anlamsız olduğunu düşünerek, sosyal medyadaki yoluma "Alev" olarak devam ettim. İlk günlerde nasılsam halen öyle davranıyorum. Girişimci olun ya da olmayın, sanırım her koşulda en önemli olan şey samimiyet. Eşinizin daha önce "doğum fotoğrafçısı eşi olmak" isimli bir yazısını okumuştuk. Yaptığınız işin günü ve saati olmaması nasıl bir psikoloji yaratıyor? Eşinizin psikolojisini nasıl etkiliyor? "ee yeter bee" dediği an oluyor mu?:) Eşim beni tanıdığında da doğum fotoğrafçısıydım, bu yüzden baştan kabullenmiş olduğunu umuyorum :)) Şaka bir yana, eşim en büyük destekçim. Bazen gecenin bir saatinde benimle hastaneye gelir, bazen koca bir haftasonunu benimle birlikte hastanede ya da başka bir çekimde geçirir. Saatlerce kantinde oturur, gık demez :) Benimle gurur duyduğunu biliyor ve hissediyorum. Yaptığım işi çok sevdiğim için yorulmuyorum ama eşimin takdir ettiğini bilmek de ayrıca bir motivasyon sağlıyor bana. Kendisine bir kez daha buradan da teşekkür ediyorum :)   Günümüzde zilyon tane özel üniversite, hatta özel meslek yüksekokulu olduğunu düşünürsek, ileride "Güzel Sanatlar Fakültesi Doğum Fotoğrafçılığı Bölümü / Düğün Fotoğrafçılığı Bölümü" gibi bölümlerin açılması mümkün olabilir mi/açılmalı mı?:) Bu durumda zilyon tane daha bölüm açılması gerekebilir; reklam fotoğrafçılığı, yemek fotoğrafçılığı, sualtı fotoğrafçılığı, moda fotoğrafçılığı, magazin fotoğrafçılığı, portre fotoğrafçılığı gibi gibi... :) Ancak yukarıda da belirttiğiniz gibi her geçen gün Photography ailesine onlarca üye katıldığını hesaplarsak, öğrenci sıkıntısı da çekmez bu bölümler diye düşünebiliriz (ama düşünmeyelim çünkü eğitime meraklı bir millet değiliz ne yazık ki...) Üzücü olan şudur ki, insanlar fotoğrafı makinenin çektiğini düşünmekteler. Bu yüzden, ekonomistinden öğretmenine, ev hanımından, bankacısına kadar, bu işe başlamak isteyen herkesin sorduğu ilk soru "Nasıl bir eğitim almalıyım?" değil, "Hangi makine ile çekmeliyim" oluyor. Fotoğrafçılık, ne iş yapsam acaba diye düşünen herkesin, hiçbir eğitim almadan yapabileceği bir meslek haline gelmiş. Aynı zamanda "hobi" kategorisine giren tüm mesleklerin kaderi sanırım bu. Bu yüzden aslında ilk parafta açtığımız tüm fotoğraf bölümlerini kapatıp "Canon mu, Nikon mu" bölümü açılsa çok daha rağbet görebilir. Başarılı bir kadın girişimci olarak kadınlara girişimleri hakkında birkaç cümle söylemeniz gerekse ne söylersiniz? Hayal etmek, inanmak, motivasyonu korumak çok önemli. En azından bende böyle çalışıyor. Ve hiçbir başarıyı kolay yoldan, tesadüfen kazanabileceğinizi düşünmeyin, bu size ancak hayal kırıklığı olarak geri döner. Uzun vadeli hayaller kurmak ve gelecek planları yapmak emin adımlarla ilerlemenin en önemli kuralı. Yolunuz açık olsun! :) Alev Durmuşoğlu dogumfotosu.com