Olimpiyatları Kim, Ne Zaman, Nasıl Aldı?

Olimpiyatları

olimpiyat-logo-160512 Olimpiyatlar 100 seneyi çoktan aşmış tarihiyle, dünyanın en önemli spor organizyonudur. Ancak dünümüzde Olimpiyat oyunlarını alabilmeniz için küresel sermayeye katkınız ve dünyanın size neden yatırım yapacağı sorularına ciddi yanıtlar vermiş olmanız gerekir. 1988 Seul: O zamana kadar Güney Kore, pek çoklarının dünya atlasında gösteremeyeceği zavallı bir Üçüncü Dünya ülkesiydi. Olimpiyat sonrası nereden nereye geldiği ortada. Bugün Samsung, Kia, Hyundai gibi markaları artık herkes biliyor ve satın alıyor. 1992 Barselona: Kanlı iç savaşı takiben uzun süren bir dikta rejiminden geçmiş İspanya’nın, Avrupa Birliği’ne katılımını hızlandıracak, içe dönük halkına özgüven aşılarken, bir yandan da dışa açılmalarını sağlayacak bir projeydi. Yüzde yüz amacına ulaştı. 2000 Sydney: Yeni bir yüzyıl, küresel kapitalizmin kolunu uzatacağı yeni bir pazar... Avustralya zaten kaynakları ve spor kültürüyle böyle bir organizasyona hazırdı. Tek sorun olan uzaklık da gelişen teknoloji ile ortadan kaldırılıverdi. 2004 Atina: Yunanlılar aslında 1996’ya hazırlanmışlar ancak ‘Olimpiyat cepte’ havası basmayı abartınca, ev sahipliğini Coca Cola’ya kaptırmışlardı. IOC’nin onlara bir özür borcu, onların da tüm dünyaya kendilerini kanıtlama mecburiyeti vardı. İkisinin kesişim noktasına, başkaca güçlü bir aday olmaması eklenince (sadece Roma biraz zorladı) karar vermek zor olmadı. 2008 Beijing: Fazla söze ne hacet? Küresel kapitalizm yıllardır eşiğinde beklediği dünyanın en büyük pazarına girmek istedi ve girdi. O günden beri artık başka bir dünyada yaşıyoruz. 2012 Londra: Olimpiyat, ‘Yaşlı Kıta’ya dönecekti ve en güzel şehirler (Londra, Paris, Madrid) kollarını açmış, onu bekliyordu. Kimin alacağı çok önemli değildi çünkü kazancı tüm AB paylaşacaktı. Son güne kadar Paris bir adım öndeydi ama Fransızların kibri, İngilizlerin umudu yitirmeyip, son ana kadar mücadele etmesi derken, bir tavşan-kaplumbağa yarışı izledik. 2016 Rio: Okyanusta buldukları petrol kaynakları sayesinde Brezilya, son yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi. Bu büyük partiyi kaçırmak istemeyen küresel kapitalizm, 2014 Dünya Kupası’ndan sonra olimpiyatı da Latin Amerikalılara layık gördü. 1984’te Los Angeles, 1996’da Coca Cola’nın başkenti Atlanta olimpiyatlara ev sahipliği yaptı. IOC’de yazısız bir kural vardır: ABD ‘gerçekten’ istediği zaman, istediği organizasyonu alır! Yiğiter Uluğ'nu yazısından alıntıdır.
Kategori: Serbest Atış Tarih: 07 Eylül 2013
Etiketler: , , , , ,